Tarihi eserleri depremden jelle koruyorlar

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’taki depremlerden etkilenen Gaziantep’teki Arkeoloji Müzesi yetkilileri, depremlerden sonra eserlerin vitrinlerdeki yerlerinden oynadığını tespit etti.

Bunun üzerine çalışmalara başlayan ekipler, Roma dönemine ait 103 cam eseri, altlarına, hava ile temas ettiğinde sıvılaşan, şekil verdikten sonra da katı hale gelen, eserlere kimyasal zararı bulunmayan özel jel sürerek sabitledi.

Ekipler, müzede bulunan diğer eserleri de aparatlarla sağlamlaştırarak bölgede oluşabilecek depremlere karşı koruma altına altı.

Gaziantep Müze Müdürü Özgür Çomak, AA muhabirine, 6 Şubat depremlerinin sabahında ilk gezdikleri alanlardan birinin Arkeoloji Müzesi olduğunu, müzede Gaziantep’teki eserlerin yüzde 95’inin bulunduğunu söyledi.

Gaziantep Arkeoloji Müzesi’nde ilk yaptıkları tespitlerde eserlerin zarar görmediğini ancak depremlerde eserlerin vitrin içerisinde ufak da olsa yerlerinden oynadığını gördüklerini ifade eden Çomak, şöyle konuştu:
“Biz uzman arkadaşlarımızla birlikte depremin hemen ardından öncelikli olarak eserlerimizi vitrinlerin içerisinden cam eserler de dahil olmak üzere topladık. Gerekli güvenlik tedbirleri alarak depolarımıza aldık. Daha sonra Bakanlığın izinleri doğrultusunda gelen ödenekler çerçevesinde Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün bütçesiyle cam eserlere koruyucu tedbirler çalışmasını planladık.”

Alanda çalışmaları tamamladıklarını aktaran Çomak, tedbirlerin müze içerisinde koruyuculuğunun yüksek olduğunu belirtti. Çomak, şöyle devam etti:
“Müzemizde Roma dönemine ait 103 cam eser sergileniyor. ‘Mozaik vaks’ dediğimiz özel jel ile olası artçı depremlerden eserler zarar görmeyecek şekilde tedbirlerimizi aldık. Gaziantep Arkeoloji Müzesi çok zengin. Bu müzemizde ayrıca taş eserler var. Bunlar mezar stelleri, rölyef parçaları gibi çeşitli kabartmaların bulunduğu eserlerdir. Bunlarla ilgili de depreme yönelik koruyucu tedbirlerimizi aldık. Diğer eserlerimize de şu an Bakanlığımızdan gelen ödenekler çerçevesinde uzman arkadaşlarla birlikte çalışmalarımızı planladık ve yapıyoruz. İnşallah en kısa zamanda da bu çalışmalar bittikten sonra da tekrar Gaziantep Arkeoloji Müzesi’ni ziyaretçilere açmayı düşünüyoruz.”

Raflardaki eserlere koruyucu bariyer çalışmasını da yaptıklarını dile getiren Çomak, şunları kaydetti:
“Raflarda bulunan tüm eserlerin bariyer sistemleri var. Dolaplarımız ve eserlerimiz sabitlendi. Bunların dışında da teşhir tanzim çalışmasına yönelik eserlerimizi güncellemeye çalışıyoruz. Bunlardan da en önemlisi çok güzel iki cam kap eserimiz var. Bir vatandaşımız tarafından müzemize geçmiş dönemlerde hibe olarak verilen iki cam kap eser var.

Bunları incelerken Gaziantep Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Engin’i de davet ettik. Çalışmalarda cam kap olarak belki de dünyanın en eski cam kaplarına ait iki esere sahibiz. Onların da şimdi teşhir tanzime yönelik çalışmalarını yapıyoruz. Vatandaşlarımız müze açıldığında bu eserlerimize görecekler. Bu eserler Nizip ilçesinden geldi. Bunlar mezar hediyesi olarak biliniyor. Gerekli tüm koruyucu tedbirleri hazırladık. Şu an bilinen en eski cam kap örnekleri de bu müzemizdedir.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x